sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Havan topuyla hayatını yitiren 14 yaşındaki ceylan

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

etiketler

bu topluluğun son ahkam alan etiketleri
  1. henüz boş

not panosu rss kaynağı

neler demişler

bir yıl geçti ölümünün üzerinden. Rahmetle anılmaz bir melek . IŞIK OLSUN

asya36   28 Eylül 2010 16:13  

DİYARBAKIR- Lice’de meydana gelen patlamada yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol olayıyla ilgili Abalı Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Y.Ş.’nin hazırladığı fezlekede olayın yaşandığı bölgedeki insanlara yönelik ağır ithamlar var: “Köy ve mezralardaki insanlar
terörü destekliyor... Ceylan’ın akrabası PKK’nın dağ kadrosunda... Devletten tazminat, para almak için çalışıyorlar...”

Lice’nin Şenlik Köyü Paşaçiya Mezrası’nda hayvanlarını otlatan Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009 tarihinde meydana gelen patlamada yaşamını yitirdi. Önkol’un ölümüyle ilgili yapılan incelemenin ardından yapılan açıklamada, ‘Menşei ve modeli tespit edilemeyen, daha önce araziye atılmış ancak patlamadan kalmış 40 mm’lik bombaatar mühimmatına elindeki tahra ile vurarak patlaması neticesinde hayatını kaybettiği’ denilmişti.
Önkol ile ilgili soruşturma sürerken, soruşturma dosyası ve olaydan iki gün sonra bomba uzmanları tarafından bölgede yapılan inceleme ile ilgili fotoğrafların bir kopyası ailenin avukatlarına teslim edildi. Dosyada Güvenlik gerekçesiyle Lice Cumhuriyet Başsavcısını olay yerine götürmediği için hakkında soruşturma açılan Abalı Karakol Komutanı Jandarma Başçavuş Y.Ş.’nin gönderdiği fezleke de yer aldı.

Teröre müzahir insanlar!
Abalı Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Kıdemli Başçavuş Y.Ş., tarafından imzalanan fezlekede çarpıcı ifadeler ve iddialar yer aldı. Şüpheliler kısmına ‘yoktur’ yazılan fezlekede, patlamanın gerçekleştiği yerin bölücü terör örgütü mensuplarınca sıkça kullanılması, bölgede köy ve mezraların teröre müzahir insanlardan oluştuğunun bilindiği, patlamanın olduğu yer ve civarındaki arazide geçmiş yıllarda, dönemlerde mayın ve el yapımı patlayıcı düzenekleri bulunduğu ve yerinde imha edildiği belirtildi.
Olay yerinde çekilen fotoğrafların incelenmesinden olayın havadan gelen bir cisim yerine, yerden patlayan bir cisimden kaynaklı olduğunun görüldüğü belirtilen fezlekede şu görüşlere yer verildi: “Normal olarak bölge insanın genel eğiliminin her türlü konunun terör olayı olarak istismar edilmesi ve devletten her halukarda tazminat ve para almaya çalışıldığının bilinen bir gerçektir. Bu ailenin bölücü terör örgütünün dağ kadrosunda bir ferdinin bulunduğu da (Azize Önkol) ayrıca dikkate değerdir.
Vatandaşların kendi aralarında yaptığı konuşmalarda da konunun açıkça istismar edildiği, ‘yerdeki bir şeyi kurcaladınız, para için düştüğünüz hallere bakın’ gibi serzenişlerde bulunanların olduğunun duyulduğu, olayın meydana geldiği bölgenin askeri birliklerin yapacağı operasyonlarda mutlaka gireceği yerlerden olduğu ve dolayısı ile bölücü terör örgütü mensuplarınca tuzaklamaların yapılması çok büyük bir olasılık olduğu gerçektir.

‘PKK yaptı’
Netice olarak Ceylan Önkol adlı vatandaşın ölmesinin bölücü terör örgütü mensuplarınca tuzaklamış bir madde veye malzemenin bilinçli veya istem dışı bir davranış ile patlamasının sonucu gerçekleşmiş olduğu kanati oluşmuştur.”
Önkol ailesinin avukatı Serdar Çelebi, olay yerinde çekilen fotoğraflar, diğer delil ve görüntülerle kendilerininde adli tıp uzmanlarına bir bilirkişi raporu hazırlatıp savcılığa vereceklerini söyledi. Avukat Çelebi, jandarma karakolu tarafından hazırlanan fezlekede, olayın istismar edildiği ve bölgedeki mezra ile köylerde yaşayan vatandaşların teröre müzahir insanlardan oluştuğunun ifade edilmesinin kabul edilebilir ifadeler olmadığını söyledi.

radikal

asya36   14 Aralık 2009 15:39  

S U S A C A K M I S I N I Z ?

Bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır.

Şu Ceylan’ın korkunç hikâyesine bakın, Türkiye’yi göreceksiniz.

Bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke.

Bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan Deniz Baykal, “Kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım” diyordu.

Ceylan’ı vuran roket o “açılımın” içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz.

Açılım denilen şey bu işte Deniz Bey.

“Anne, bana makarna pişirsene” dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması.

Bu kadar basit işte.

O kızın ölmemesi açılım.

Buna karşı mısınız?

Bunun içini boş mu buluyorsunuz?

Aslında bu soruları Baykal’la Bahçeli’ye Başbakan Erdoğan’ın sorması gerekiyordu.

Onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor.

Başbakan, o roketin bir askerî birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor.

Gazze’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkmak kolay.

Türkiye’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkın siz.

Nedir bu sessizliğiniz?

Kürsü kürsü dolaşıp bağıran Erdoğanlara, Baykallara, Bahçelilere ne oldu?

Zor değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak?

“Dağa çıkarım” diye bağırıyordu Bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter.

Bağırmak ne kolay Devlet Bey, bağırmak ne kolay.

Bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular.

Sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun.

Bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ne yapacaksın?

Susuyorlar.

Ceylanın vurulması bize Türkiye’deki siyaseti, siyasetçileri gösteriyor işte.

Susan sadece onlar mı?

Neredeyse bütün Türkiye susuyor.

Şu medyaya bakın.

Bu nasıl bir bıçak kesmez sessizlik Allahım.

Bir gazete neye yarar vurulan bir çocuğun hesabını soramazsa?

Onca kâğıda, mürekkebe, emeğe yazık.

Bir kız çocuğunun bir roketle vurulup parçalandığı, devletin ortadan yok olduğu, savcının köye gitmediği, doktorun karakol bahçesinde otopsi yaptığı bir ülkede yaşıyorsunuz.

Bunlardan hiç mi biri size tuhaf gelmiyor?

Hiç mi birinde haber değeri bulmuyorsunuz?

Bu medya iki grupmuş da, birisi muhalifmiş de, öbürü başbakanı tutarmış da, muhalif olan demokrasi mücahidiymiş de...

Bunlar iki grup falan değil.

Bunlar tek grup.

Öyle ortak bir sessizlikleri var ki...

Hele o muhalif geçinenler...

Ne oldu muhalefetinize?

Bu hükümetin iktidarında bir çocuk vuruldu, niye hükümete hesap sormuyorsunuz, niye muhalefet yapmıyorsunuz?

Hükümet “iyi bir şey” yaptığında muhalefet etmek için yerlerde yuvarlanıyorsunuz, muhalefet edecekseniz hükümetin bu “sessizliğine” muhalefet etsenize.

Olmuyor değil mi?

Roketi atan asker olunca sizin o muhalif dilleriniz tutuluveriyor.

Ceylan’ın annesi, “kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım” diyor.

Hiç mi içiniz acımıyor sizin?

Hiç mi vicdanınız yok?

Bu sessizlikten hiç mi utanmazsınız?

Yarın bir gün çocuğunuz çıkıp gelse de, “bir küçük çocuğu vurmuşlar, sen neden yazmadın” dese, ne diyeceksiniz?

Çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz?

Hadi vicdanınızdan, utanmanızdan vazgeçtik, gazetecilik merakınız da mı yok?

Üç askerî karakolun ortasındaki bir köyde bir küçük kız nasıl bir mermiyle parçalandı, merak etmiyor musunuz?

Her konuda birbirinizden farklıyken bir küçük kız vurulduğunda ortaklaşa sesiz kalmayı size kim öğretti?

“Anne bana makarna pişirsene” dedikten sonra bir kız paramparça oldu.

İstediğiniz kadar susun.

O ölü kızın çığlığı sizin sessizliğinizden büyük.

Siz sustukça o bağıracak.

Siz sustukça o bağıracak.

Ta ki siz de bağırana kadar.

asya36   16 Kasım 2009 13:23  

Uçan Süpürge Haber Merkezi
5/10/2009

Adalet bakanlığı, başbakanlık, içişleri bakanlığı, genelkurmay başkanlığı ve basına gönderilecek olan açıklamaya imza atmak için kadindernegi@gmail.com Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresine e-posta gönderebilirsiniz.

İmza kampanyası için hazırlanan açıklama ise şöyle:

“28 Eylül 2009 tarihinde Lice'nin Şenlik köyü Aşağı Hambak mecrasında koyun otlatan kız çocuğu Ceylan Özkol'un acı dolu, korkunç ölümünü öğrenmiş bulunmaktayız. Ceylan'ın ailesinin feryadı hala kulaklarımızda çınlamaktır. Ceylan'ın bir havan mermisi ile öldürüldüğü söyleniyor. O havan mermisini kim attı? Ceylan nasıl öldü? Ceylan'ın ölüm nedeni nedir? İvedilikle bu soruların cevaplanması gerekmektedir. Bu soruları cevaplamak, olayı aydınlatmak devletin sorumluluğudur. Ceylan'ın ölümü hakkında devletin ve ölümünden sorumlu olduğu iddia edilen tarafların suskunluğu bizi ürkütmektedir. Devletin hiçbir görevlisinin Ceylan’ın ailesi ile görevleri gereği bir iletişim kurmamış olması dikkat çekicidir. Görevli savcıların ve en yakın karakol görevlilerinin olay yerine gitmemesi, bu cinayet ile ilgili inceleme yapmaması hukuk dışı ve ayrımcıdır.

Yetkililerin hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı ilkelerine sadık kalarak yargı mekanizmalarını derhal harekete geçirmesini ve devletin kamuoyunu en kısa zamanda aydınlatmasını beklemekteyiz. Devletin, artık bu topraklarda insanların Anayasa'nın 2, 5, 17. Maddelerinde belirtildiği üzere özgürce, mayına basma veya havan topu ile öldürülme korkusu duymadan yasama hakkını garanti altına almasını istiyoruz. Özellikle basının bu olay üzerinde önemle durmasının da toplumsal barış için bir sorumluluk olduğunu göz önünde bulundurarak, Ceylan'ın ölümüne sebep olanların bir an önce bulunarak yargılanmalarını adalete olan umudumuzun tükenmemesi adına talep etmekteyiz.

Özellikle, basının toplumsal barış için sorumluluğunu idrak ederek bu konunun takipçisi olmasını istiyoruz. Biz aşağıda adları bulunan kadınlar ve kadın örgütleri Ceylan Özkol’un ölümüne sebep olanların bir an önce bulunarak yargılanmalarını adalete olan güvenimizin tükenmemesi adına talep etmekteyiz.” (SD)

asya36   20 Ekim 2009 13:35  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. jahroni
  2. ceyhan cevahir boran
  3. ciceroo
  4. asya36

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage